29 Ağustos 2016 Pazartesi

Alpişkonun minik hikayesi

Alptuğ'nun eksikliği varmış hayatımızda canım okur.
Mesela Alptuğ olmasaymış... Oğuzhan ve Tuğba anne baba olamazmış, Emir Kaan kuzensiz kalırmış, hadi ben zaten teyzeyim ya Esra? Esra teyze olamazmış, ben ikinci mıncırmalık çocuğa hasret kalırmışım mesela. A ya minik dayısı 2. kez dayı nasıl olurdu? sonra kim daha ilk banyosunda emekleyerek fileden kaçmaya çalışırdı?
Gaz bombası çocok olmasaydı Tuğba nasıl uykusuz kalabilirdi?
ciyak ciyak öten sesi olmasaydı mesela evin sessizliği nasıl olurdu?
...
yani canım  okur aileye bir Alptuğ şartmış anlayacağınız;)



40 gün sonra nihayet doğum anında neler yaşadığımızı anlatmaya fırsat bulacağım biriken çok şey var aslında ama fırsat buldukça;)
19.07.2016

Sabah kalkıp normal bir gün olarak kahvaltımızı yaptık Oğuzhan Tuğba ve ben hastane yolunu tuttuk.
Kontrollerden sonra bebeğin artık günü dolduğu için alınması gerektiğini söyledi doktorumuz.
Ama sorun şu ki annemizin sancısı yoktu ve suni sancıdan çok korkuluyordu
saat 10:00 da verilmeye başlanan sancı ilk başlarda hafif, saat ilerledikçe ağırlaşmaya başlayan sancı...
Ama annesinin çok acı çekmesini istemeyen yavru annesine yardımcı olmak için hemen gelme çabasına girdi;)
Yaklaşık 4 saat çekilen sancı ve çok çok minik bir zaman doğum anı!
tamam bunları yaşamayan birisine bir satır yazı çok basit olur ama gerçekten ve binlerce kez şükür
Kardeşim kolay bir doğum yaptı.
Tabi Alpişkomuzun annesine yardımı çoktu neticede onlar bir ekipti ama değil mi canım okur?
 ;)
Bebek doğdu Anneanne ve diğer teyze Ankara'dan geliyorlar, İzinler iptal Babaanne ve hala geç gelmek durumundalar. Bir ben bir de baba var.
Ve ben yeni doğan bebek tutma korkusunu yaşıyorum.
Anneye mi bakmalı yoksa yavruya mı? İş başa düşünce yeni doğan yavru da tutulurmuş, anneye de bakılırmış meğer...
Ve ne güzelmiş o ana şahitlik etmek, kardeşin elinden tutmak, sevgiyi verebilmek, yanındayım  diyebilmek, o sancı anındaki azarları yemek ve daha nicesi <3
YILLAR SONRAYA NOT:
Ve sen ailenin en telaşlı kurbağası;
seni annenin seni sevdiğinin yarısı kadar seviyorum. Bu sevginin tarifi yok yarısı diyorum çünkü ben seni sonsuz severken annenin sevgisini mantığım almıyor şuan.
İnce ve uzun parmakların var aşık olunası.
en komik hareketin sanki büyük bir bebekmişsin de hemen emeklemeye başlayacaksın. Çok komiksin.
Genelde kaşlarını çatarak bakıyorsun sinirli gibi, olum bi git şuradan siniri ne bileceksin sen Allasen:D ama gülmek sana çok yakışıyor bunu da bilesin çok karizma oluyon haa benden demesi.
Düz çizgi dudakların da çoh minnoş zaten.
Son olarak teyzecim stres mi yapıyon napıyosan saçların dökülüyor bu ara takma bence :p
Canım Alptuğ seni çok seviyorum çok.




11 yorum:

  1. Bebegim böyle bir teyzeye bn böyle bir ablaya sahip olduğum için çok şanslıyız.. beni de yazın ile hem duygulandırdın hem heyecanlandırdn seni seviyoruzzz ������

    YanıtlaSil
  2. Bebegim böyle bir teyzeye bn böyle bir ablaya sahip olduğum için çok şanslıyız.. beni de yazın ile hem duygulandırdın hem heyecanlandırdn seni seviyoruzzz ������

    YanıtlaSil
  3. Ay çok tatlı maşallah. Fotoğraflar da bir harika. gaz bombası :))))

    YanıtlaSil
  4. Bloğumda ödüllü keşif etkinliği ayrıca bir de çekiliş var beklerim

    YanıtlaSil
  5. Bloğumda ödüllü keşif etkinliği ayrıca bir de çekiliş var beklerim

    YanıtlaSil
  6. Çokkk minnoşsun ama seeennn :)

    YanıtlaSil
  7. Merhaba, güzel blogunuzu yeni keşfettim, takipteyim sizi, bana da beklerm

    http://gezgiccift.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  8. blogunuzu izlemeye aldım sizide bloguma beklerim :)

    YanıtlaSil

BLOGUM,DEGERLI YORUMLARINIZDA CAN BULMAKTADIR...